Reenkarnasyonla Katilini Yakalatan Titu Singh’in Hikâyesi

Evet, yanlış okumadınız. Bu yazımızda reenkarnasyona inanan toplumun buna en büyük delil olarak bahsettikleri ve inanılması zor bir olayı işleyeceğiz.

Öncelikle reenkarnasyonun ne demek olduğuna bakalım. Reenkarnasyon kelime anlamı olarak ruh göçü anlamına gelir.  Hinduizm dininin temel inanışıdır. Bu inanışa göre ölen insanlar yeni bir bedende yeniden doğarak yaşamına devam ederler ve bu sonsuz kez devam eder. Titu’nun hikâyesi de işte tam burada başlıyor.

Titu, Hindistan da Hinduizm dinine inanan bir ailede doğan 2,5 yaşında bir çocuktu. Ailesine sanki daha önce başka bir yerde yaşamış gibi eski evini ve ailesini anlatmaya başladı. Önceleri ailesi anlattıklarını birinden duyduğu için anlattığını sandı ama Titu bunları öyle ayrıntılarıyla anlatıyordu ki ailesinin dikkatini çekti. Agra şehrinde yaşadığını, bir radyo dükkânında çalıştığını, adının Suresh Verma olduğunu, Uma isimli biriyle evlendiğini ve iki çocuk sahibi olduğunu… Hatta sadece bunları anlatmıyor sanki bir yetişkin gibi davranıyordu.

Daha sonra Titu’nun anlattığı anıları gün geçtikçe tuhaflaştı. Bir gün silahla vurularak öldürüldüğünü ve cesedinin yakılarak Ganj nehrine atıldığını söyledi. Ailesi artık tam anlamıyla şüphelenmişti. Bunları duyan Titu’nun abisi yola koyularak bu anıların geçtiği yer olan Agra şehrine gitti ve olayı araştırmaya başladı. Tamda Titu’nun anlattığı gibi Uma Verma isimli iki çocuk sahibi bir kadının işlettiği Suresh adında bir radyo dükkânı buldu. Uma’ya bildiği her şeyi anlattı. Kadın tüm anlatılanları şaşırarak doğruladı ve Titu ile görüşmek istediğini söyledi.

Titu ile uzun süre sohbet eden kadın sanki ölen eşiyle konuşuyormuş gibi hissetti çünkü bu küçük çocuk yaşadığı tüm anılara hakimdi. Beraber gittikleri panayırdan evlerinin bahçesine beraber gömdükleri altınlara kadar birçok ayrıntıyı yaşamış gibi anlatan çocuğa karşı şaşkınlığını gizleyemeyen Uma, kocasının yeniden hayata döndüğüne inanmıştı. Daha sonra Titu’yu Agra şehrine getirdi. Titu, radyo dükkânındaki dekorasyon değişikliklerini fark etti, çocuklarını tanıdı.

Bu olayın gittikçe yayılmasının ardından Titu, İngiltere BBC kanalına çağırıldı. Burada ölümü ile ilgili bildiklerini ayrıntıları ile anlatmaya başladı. Kurşunu arabasında otururken yediğini, tek kurşunla da hayatını kaybettiğini anlattı. En enteresan kısmı da otopsideki raporda kurşunun girdiği ve çıktığı bahsedilen yerlerde Titu’nun doğuştan gelen yara izleri olmasıydı.

 Tüm bunların rastlantı olmadığını düşünen Uma, Titu ile birlikte Agra’da bulunan mahkemeyi ikna etmeyi başardı ve bu davanın yeniden açılmasını sağladı. Titu, katilin Sedick isimli bir iş adamı olduğunu söyledi. Katilin akşam saatlerinde Suaresh’in evinin olduğu bölgeye geldiğini, Suaresh tam evden çıkıp arabaya bindiği sırada ona silahla ateş ettiğini ve bu şekilde öldüğünü anlattı. Bu ifadenin üzerine polis söz edilen iş adamını ifadeye çağırdı ve katilin suçu itiraf etmesi ile olayı aydınlığa kavuşturdu.

Bu olay tüm dünyaya yayılarak reenkarnasyona inanan toplumlar üzerinde reenkarnasyonun en büyük delili olarak nitelendirilmeye başlandı. Bazıları tarafından ölen adamın ailesinin katili bildiği ve yeterli delil olmaması yüzünden cezalandırılamadığı için bu olayı kurguladığı gibi iddialar var ancak net bir bilgi yok. Şu anda Hindistan sınırları içinde yaşamaya devam eden Titu, üniversite okuyor ve yoga eğitmenliği yapıyor. Sonuç olarak geç de olsa sağlanan adalet, reenkarnasyon yaşadığını iddia eden küçük bir çocuk sayesinde sağlanıyor. olayın enteresan olması sayesinde de hâlâ konuşulmaya devam ediyor. Hatta birçok filme de konu olmuş durumda.

Kaynakça

https://www.gizibu.com/reenkarnasyonla-tekrar-dunyaya-gelip-katilini-yakalatan-cocuk-titunun-siradisi-hikayesi/

11 Mayıs 2022

Mars Gezegeni

YORUMLAR

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.