Mars Gezegeni

Sitede daha önce yayınladığımız gezegen yazılarına bugün bir yenisini ekliyoruz. Bu yazımızdaki gezegen ise Mars. Son zamanlarda adı bilim dünyasında bir hayli fazla söylenen Mars, belki de Dünya’daki yaşamın alternatifi olarak düşünülüyor. “Kızıl gezegen” diye de adlandırılan Mars’a gelin yakından bakalım.

MARS

İçeriğimizin Konuları;

Yüzeyinde çok yoğun bulunan demir oksit yüzünden kırmızı gözüken gezegen, eski zamanlarda renginden dolayı kanı çağrıştırmış ve ismini Roma mitolojisindeki savaş tanrısından almıştır. Mars’ın ilk teleskop aracılığı ile ilk gözlemini 1600’lü yıllarda Galileo yapmıştır. O tarihten bu yana Dünya’nın ardından 4. Gezegen olması nedeniyle takip edilen Mars’a pek çok görev düzenlenmiştir. 1960-70’li yıllarda Amerika ve Sovyetler Birliği ilk kez başarılı bir şekilde Mars yüzeyine araç indirmeyi başarmıştır. Bunlardan bazıları ile sonradan iletişim kesilmiş olsa da arada görevini başarıyla tamamlayan araçlar bulunmaktadır. Bu anlamda en son yapılan görev geçtiğimiz aylarda fırlatılan Perseverance’dır.

mars

Fiziksel Özellikleri

Güneş’e yakınlık bakımından Dünya’dan sonra 4. olan gezegende bir gün 24.6 saat ve bir yıl ise 687 gün sürmektedir. Bundan yola çıkarak kendi etrafında dönüş hızı Dünya ile oldukça yakınken Güneş etrafında dönüşte bu durum değişmektedir. Yaklaşık 3400 kilometre yarıçapa sahip Mars, geceleri çıplak gözle görülebilen gezegenlerden biridir. Mars Phobos ve Deimos adında iki küçük uyduya sahiptir. Ayrıca Mars Güneş sistemindeki en büyük yanardağa sahiptir. Bu yanardağın ismi Olimpos Dağı’dır. Dağın çapı 624 kilometre iken yüksekliği yaklaşık 25 kilometredir. Bir karşılaştırma yapacak olursak geçmiş yıllarda Pompeii şehrini yok eden Vezüv yanardağının yüksekliği yaklaşık 1.5 kilometredir.

Olimpos Dağı’nın 3D modeli

Mars’ın kırmızı rengi ve yüzey özelliklerinden dolayı kurak bir yapıya sahip olduğu düşünülebilir ancak yapılan gözlemler ve araştırmalar sonucu Mars’ta daha önceden yaşam olması kuvvetle muhtemeldir. Yapılan incelemeler sonucu gezegenin belli bölgelerinde su buzu bulunmuştur. Bu açıdan Dünya’dan yaşam olması en muhtemel gezegendir. Mars’ın atmosferi insan yaşamı için uygun olmasa da Perseverance aracında da yer alan Moxie adlı makine Mars’ta oksijen üretti. Çok ince bir atmosfere sahip olduğundan dolayı Güneş ışınları kolayca kaçabilir bu nedenle en yüksek sıcaklık 25 santigrat derece seviyelerindeyken en düşük sıcaklık ise -153 santigrat derecedir.

Özetle, Mars belki de ileride ikinci yuvamız olabilir. Ayrıca bence kızıl rengi ile ayrı bir havası olduğunu da var. Bu sebepten ötürü Mars’ı oldukça seviyorum. Siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz?

YORUMLAR

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.