İNSANLARI DOLANDIRMA SANATI 

Dolandırmak kelime anlamıyla “Kandırarak, aldatarak birinin parasını ya da malını alıp kendisine mal etmek.” demektir. Bu hareket ne kadar doğru olmasa da bazı insanlar zekalarını çok doğru bir şekilde kullanarak bizleri şaşkınlığa uğratabiliyorlar. Biz de şimdi bu insanların sadece birkaçından bahsedeceğiz. Ama öncelikle dolandırıcıların hedefleri kimlerdir ve yöntemleri nelerdir onlardan bahsedelim. 

Hedef her zaman zengin ve açgözlü insanlardır. En önemli kısmı bu. Hedefteki kişinin gözü aç, paraya doymayan, parayı parayla çalıştırmak isteyen birisi olması gerekir. Yöntem ise çok basit. Kişiye her zaman kolay yoldan bir umut vaat edilmeli, kişinin hayal kurmasına yol verilmeli ki olayın farkına varamayıp hiçbir şey yapmadan kazanacağı parayla neler yapacağını düşünsün. 

Bu yüzdendir ki fakir bir insanı kolay kolay dolandıramazsınız. Çünkü elinde dolandırıcıya verecek parası bile yoktur. Parası olmadığı için adımlarını sağlam ve düşünerek atması gerekir. Yani hedef genellikle zengin insanlar olmuştur.

İlk ismimiz Charles Ponzi 

Ponzi: İtalyan, kolay yoldan zengin olma yöntemlerini arayan ve bu sebeple ABD’ye taşınmış bir iş adamı. ABD’de birkaç iş girişiminde başarısız olduktan sonra bir dükkan açar. Dükkanında bir gün yine “Nasıl zengin olurum?” diye düşünürken aklına bir fikir gelir. Dükkanının camına “45 günde %50 veya 90 günde %100 kar” şeklinde bir yazı yazar. Bunu görenler merakla Ponzi’ye yazının ne anlama geldiğini sorarlar. Ponzi’nin aklındaki sistem şudur: Katılımcılar belli bir katılım payı vererek sisteme dahil olacak ve her ay sistemden faizli bir şekilde para alacaklar. Bir piramit düşünün; sisteme yeni katılıp piramitin altında olanlar, önceden sisteme katılmış piramitin üstünde olanların faizini ödeyecek. Ama bundan onların haberi olmayacak. Bunu da sisteme girerken istenilen katılım payını ödeyerek yapacaklar. 

Ponzi bu şekilde: 

1920’de zirveye ulaştı. Ponzi sisteminde toplam 17.000 yatırımcı ve 10.000.000 dolar (Enflasyon değerleriyle günümüzde 135.000.000 dolar) yatırım vardı. 

Peki bu sistem çöküyor mu? Sistem piramidin altına yatırımcı katılımı durduğu an da patlak vermeye başlıyor. Çünkü üstteki yatırımcıların faizleri ödenemiyor. En nihayetinde piramit yıkılır ve en fazla zararı her zaman piramidin en altındakiler yani sisteme yeni katılmış olanlar görür. 

Bir diğer isim Sülün Osman 

Sülün Osman’ın yöntemi Charles Ponzi’ye göre biraz daha basit. Anadolu’dan İstanbul’a göçün yoğun olduğu dönemler de gelen insanlar İstanbul’da her şeye yabancıydı. Sülün Osman’da bunu çok iyi kullandı. Mesela Anadolu’dan gelmiş birisi Saat Kulesi’nin önünden geçerken saate bakar. Sülün Osman durdurur. “Hop hemşerim! Saate baktın 1 lira.” der. O da “Herhalde İstanbul’da böyle oluyor.” der ve parayı verir. 

Kimisine Galata Kulesi’ni satar, kimisine Taksim’i. Bu şekilde çoğu kişiyi dolandırır, ellerindeki paralarını alır. Bunları satın alan insanlar yine kendini uyanık sanan insanlar tabi. Hatta bu olay Kemal Sunal’ın filmlerine konu bile olmuştur. 

Son isim çoğumuzun bildiği Tosuncuk 

Ortaokul mezunu bir gençken CEO olan Mehmet Aydın bugüne nasıl geldi? 

En başta bireysel bir oyunla başladı. İnsanlar bu oyunda; sanal ortamda olanları somut parayla satın alıyor ve buna yatırım gözüyle bakıyorlardı. Çünkü oyun çok yüksek kar payları sunuyordu (%140’a kadar). Aslında işin görünmeyen kısmında kullanılan sistem yine aynıydı, ponzi sistemi. Diğer adı saadet zinciri. Bu sistemi Tosuncuk’ta çok güzel bir şekilde kullandı ve insanlar yüzyıllar önce olduğu gibi yine bu sisteme inandı. 

Tosuncuk işleri büyüttü ve bu yöntemle 132.000 katılımcıdan sistemin çalışmaya başladığı 31 Temmuz 2016’dan itibaren 1 milyar 139 milyon 972 bin 622 TL toplandı. Katılımcılara bu dönemde 687 milyon 838 bin 995 TL geri ödeme yapıldı. Arada ki kâr payını hesaplamak size kalıyor. 

3 ismi ve kullandıkları sistemleri kısaca anlattık. Ama fark ettiyseniz her zaman kullandıkları şey insanların güveni ve açgözlülükleri.  

Bugüne kadar böyle oldu, bugünden sonra da böyle devam edecek gibi gözüküyor. 

YORUMLAR

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.