İnsan Bağımlılığı

Sevgili okuyucular şimdi okuyacağınız yazı hayatınıza dair kısa bir hatırlatma ve sorgulatma yazısıdır.

İnsan, Arapça ‘’ ins’’ kelimesinden türetilmiştir. İns; insanlık, tüm insanlar anlamına gelir.

Ayrıca farklı köklerle irtibatı olan insanın ‘’nisyan’’ kelimesinden de türetildiği düşünülmektedir. Nisyan, unutmak demektir.

İnsanın unutkan bir varlık olduğu, verdiği sözleri tutmadığı, unutmak istediği düşünülürse bu anlamıyla da oldukça uyumlu diyebiliriz.

Ama bir ayrıntı var ki bazen bazı kişileri unutmak istemeyiz, hep hayatımızda var olsun, yanımızda olsun isteriz. Bu istek öyle büyür öyle şiddetlenir ki adeta ‘’psikoaktif madde’’ gibi merkezi sinir sistemimizi ele geçirir; algılarımızı, duyularımızı, davranışlarımızı ve ruh halimize kadar bizi yönetmeye başlar.

İşte asıl konumuz olan insan bağımlılığı burada devreye giriyor.

Hayatımıza giren insanların yaşamımızın bir noktasında belki de birçok noktasında belli görevleri vardır. Aslında bizim için belli bir amaca hizmet ederler. Kimisi bizi kullanır, yıpratır kimisi bir yol gösterici öğretmen edasıyla bir şeyler öğretir, yolumuza ışık tutar kimisi iyi yanlarımızı ortaya çıkartırken kimisi de kötü yanlarımızı yüzümüze vurur. Belki de bizi baştan yaratıp kendimizi tanımamızı sağlarlar. 

Belki bizi baştan yazarlar ama daima hayatımızda kalmazlar. Görevini tamamlayan her insan hayatımızdan iyi ya da kötü bir şekilde ayrılır. Aynı durum kendimiz için de geçerlidir. Kim bilir kimlerin hayatlarına konuk olduk, onlara neler kattık da görevimiz bitince uzaklaştık.. 

Ama gerçekten uzaklaşabildik mi ya da biz birilerini kaybetmeyi göze alabildik mi?

Bizler paylaşmayı, birlikte olmayı, iç içe vakit geçirmeyi seven bir toplumuz. Toplumla bağdaşan bir yapımız var. Bundandır ki insan dediğimiz varlık toplumsal bir varlıktır. 

Bu yüzden dertlerimizi, mutluluğumuzu, üzüntümüzü hatta sırlarımızı bile paylaşırız. Paylaşmak için birilerini ararız. İşte o birileri kendimizi kendimizden kopararak kendisine bağlamamalı. Benliğinizin bir köşesinde yalnızlık daima bulunmalı. 

Yalnızlığı unutmak; insanlara bağlanmak, sürekli hayatımızda birini istemek, paylaşım yapacağımız sürekli kişiler aramak, biriyle sürekli vakit geçirmek istemek ya da daima birisiyle yaşamak…

Canım okuyucular insan bağımlılığı dediğimiz bu problem insanlardan etkilenmemize, onlara göre hareket etmemize, onların bizi yönetmesine kadar gidebilir. Benim hayatımı ben yaşıyorsam ben yönetmeliyim öyle değil mi? 

İnsan bağımlılığı kişinin kendine yetememe düşüncesinden veya kendini iyi tanımadığı için yalnız vakit geçirememesinden kaynaklanır. Kendini bilmeyen birey kendisiyle vakit geçiremez ve hayatında sürekli başkalarına ihtiyaç duyar. Zamanla da ihtiyaç duyduğu kişi olmadan yaşayamaz hale gelir.

Oysaki gün geliyor ,en önemli değerimizi, ailemizi bile kaybedebiliyoruz. 

Bu probleme çözüm olarak bilgeliğin en yücesinden yani; ‘kendimizi tanımadan’ başlayacağız. 

Hangi sesleri severim, hangi ortamlarda rahatım, ne yapmaktan hoşlanırım, canım sıkıldığında aklıma ilk neler gelir ve ben yalnız olunca nasıl biri oluyorum? Kişi kendine bu gibi sorular sorarak, düşünerek zamanla ve tabii ki yaşayarak kendini tanıyacaktır.

Asıl mutluluk ve sevgi kendi içimizde gizlidir. Kendimize verdiğimiz değerle, kendimizle baş başa kaldığımızda başkalarına ihtiyacımız olmadığını anlayacağız.

insanlar

Daha önce dünyaya bir kez gelmelik ve gitmelik biletlere sahip olduğumuzu söylemiştim. Öyleyse bu yalnız yolculukta hepimizin mutlu olmaya hakkı var değil mi ?

11 Mayıs 2022

Mars Gezegeni

YORUMLAR

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.